KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/15689 E., 2013/9495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını ve kredi kartları tesis edilerek kredi kullandırıldığını, borçların ödenmemesi üzerine sözleşme hükümlerine uygun olarak borçluya Beşiktaş 9.Noterliğinin 08.04.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, davalının 5464 sayılı yasadan yararlanmak üzere bankaya başvurması üzerine borcun yapılandırıldığını, ancak davalı tarafça kısmi ödemelerde bulunulup borcun tamamının ödenmediğini, bakiye borcun tahsili için ...
10.İcra Müdürlüğünün 2010/9989 sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile aralarında kredi kartı üyelik sözleşmesine göre davalıya verilen kredi kartı ile yapılan harcamalar geri ödenmediğinden tahsili için icra takibi başlatmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davalı yargılama sırasında borcunun olmadığını savunmuş temyiz dilekçesinde davalı banka tarafından maaş hesabından kredi kartı borcu için toplam 2.000,00 TL kesildiğini, bu miktarın bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada borçtan mahsup edilmediğini beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda da davacının hesap edilen toplam borcundan 2.000,00 TL ödemeye ilişkin mahsup işlemi yapılmamıştır.
Davalının savunması ödeme defi niteliğinde olup, borcu söndüren sebeplerdendir ve davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Hal böyle olunca mahkemece, davalının ödeme yaptığına ilişkin savunması değerlendirilerek maaş hesabından kredi kartı borcu için ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti için hesap hareketlerinin bankadan istenmesi,ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/15689, K. 2013/9495, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama