KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/16981 E., 2013/12837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil ... ile vekili Avukat ... ve davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 23.8.2010 tarihinde yaptıkları vekalet sözleşmesi gereğince kendisine ait ... plakalı aracın 42.000TL bedelle satımı ve bedelin kendisine ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davalının aracı vekaleten satmasına rağmen satış bedelini kendisine ödemediğini, ödenmeyen bedelin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine süresi içinde verilmemiş olması itibariyle incelenmesi mümkün olmayan temyiz layihası hariç dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı vekilleri, 28.2.2012 tarihli dilekçe ile vekaletten istifa ettiklerini mahkemeye bildirmişlerdir. Mahkemece vekillerin istifa ettiği davalı asile tebliğ edilerek bildirilmemiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Bu durumda mahkemece öncelikle davalı vekilinden masraf alınarak vekillikten istifa ettiği davalı asile tebliğ edilerek yargılamaya devam olunması gerekirken davalının savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı,satış sözleşmesinde Satış bedeli olarak 39.200TL yazmakta ise de, davalının aracı 42.000TL bedelle sattığını söylediğini ileri sürerek,satış bedelinin 42.000TL olduğunun ispatı açısından davalıya yemin teklif etmiş, mahkemece davacı tarafından davalıya çıkarılan yemin davetiyesinin tebliğsiz iade edildiği, davalı vekilinin davalıyı bir sonraki celsede hazır bulunduramadığı ve vekillikten istifa ettiği, tüm bu işlemlerin davayı uzatmaya yönelik olup verilen kesin süre içerisinde yemin için davalı tarafın hazır olmadığı,
bu sebeple davacının iddialarının aksi kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın 42.000TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Yemin teklif edilen davalının yeminden kaçınmış sayılabilmesi için, HUMK.nun 337. vd.(HMK.nun 225 vd.) maddeleri gereği bizzat davalı asile meşruhatlı yemin davetiyesi çıkartılarak tebliğ edilmesi gerekir.
Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek davalı asile usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğ edilmeden yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/16981, K. 2013/12837, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama