KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/22123 E., 2013/986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...İletişim Hizmetleri A.Ş.nin ... Bayisinden satın almış olduğu telefonun ikinci el bir telefon olduğunu öğrendiğini, başvurmuş olduğu Tüketici Hakem Heyeti tarafından da telefonun ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verildiğini, ancak kararın gereğinin yerine getirilmediğini, aynı değerde bir ürünün verilmediğini ileri sürerek, dava konusu telefonun ayıpsız misli ile değiştirilmesine (yenisinin verilmesine) karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, ayıplı ürünün davalıya iadesiyle, satış faturasında belirtilen aynı marka telefonun davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesi ve isticvap davetiyesi, davacının dava konusu telefonu satın almış olduğu, davalı... İletişim Hizmetleri A.Ş.nin bayii olan dava dışı şirkete ait “...cad. no, 226/4 ...” adresine tebliğe çıkarılmış olup, bu adreste daimi çalışan ...adına tebliğ edilmiştir. Oysa ki davalı şirketin adresi, Ticaret Sicilinden bildirilen ve gerekçeli kararın da tebliğ edilmiş olduğu “... cad. ... No, 71, ...” adresidir. O halde gerek dava dilekçesinin gerekse isticvap davetiyesinin, davalı şirketin bayii olan bir başka tüzel kişiye ait adrese tebliğ edildiği,
2012/22123-2013/986
davalı şirkete ise yargılama sırasında usulüne uygun olarak herhangi bir tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/22123, K. 2013/986, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama