KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/26427 E., 2013/7086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendi işyerinde işçi olarak çalıştığını ve iş yerinden bir kısım malları çaldığını ve ceza soruşturmasının devam ettiğini belirterek çalınan malların değeri olan 18.144,38 TL'nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 18.144,38 TL nin olay tarihi olan 16.03.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin iş mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında, davacının hizmet sırasında işlenen hırsızlık suçu dolayısıyla çalınan malların bedelinin talep ettiği ve taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisine dayandığı sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece iş mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek ayrı iş mahkemesi varsa görev yönünden dava dilekçesinin reddine, ayrı iş mahkemesi yok ise ara kararıyla iş mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/26427, K. 2013/7086, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama