KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/2713 E., 2012/20182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan harici sözleşme ile araç aldıklarını ve karşılığında da 7.5000.00.TL bedelli senet verdiklerini ancak araç ile ilgili vergi borcu bulunması nedeniyle aracın devrini üzerlerine alamamalarına rağmen davalının aleyhlerine icra takibi yaptığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 3.000.00.TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.'nun 67/2 maddesinde ".... takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, kötüniyet tazminatına mahkum edilir" hükmü getirilmiştir. Her ne kadar mahkemece, davalı 3.000.00.TL kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş ve aracın davalıya iadesi yönünde bir hüküm kurulmamış ise de; Taraflar arasında geçersiz araç satış sözleşmesi düzenlendiği ve aracın devri karşılığında 7.500.00.TL bedelli senet verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Mahkeme kararı ile hüküm altına 2012/2713-20182
alınmamış olsa da, davalı da geçersiz satış sözleşmesine göre aracın iadesini her zaman isteyebilir. Taraflarca düzenlenen sözleşme geçersiz olduğundan taraflar aldıklarını iade etmekle mükelleftirler. Davacılar aldıkları aracı iade etmediklerine göre aleyhlerine düzenlemiş oldukları senetten dolayı da icra takibi yapılması mümkün olduğundan davalı alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/2713, K. 2012/20182, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama