KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/28010 E., 2013/5092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının davacı ... LTD.ŞTİ'nde işçi olarak çalıştığını, olay tarihinde davacı ...'e hitaben "böyle iş yerinide, yapacağınız işi de sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiğini, bu nedenle yargılandığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, küfür nedeniyle şirketin saygınlığının zedelendiğini ve davacı ...'in ise rencide olduğunu ileri sürerek davacı şirket için 3.000.00 TL davacı ... için ise 3.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, olaydan itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının şirket olması nedeniyle husumet itirazının olduğunu, davanın haksız olduğunu ve davacının kendisini tazminat ödemeden işten çıkarmak için böyle bir yola başvurulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ... LTD.ŞTİ. yönünden davanın reddine, davacı ... için davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalının, davacıya ait iş yerinde işçi olarak çalışırken yaşanan tartışma ve sinkaflı küfür olayı nedeniyle açılan manevi tazminat talebine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince, iş sözleşmesi gereğince çalışan işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda İş Mahkemesi Görevlidir. Buna göre Mahkemenin görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermesi gerekirken, işin esasına girerek hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/28010, K. 2013/5092, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama