KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/29402 E., 2013/7500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacıavukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendi adına tahsil ettiği paralar karşılığı 2 adet senet verdiğini senetlere dayalı takip yaptığını ancak takip dosyası işlemsiz kaldığından kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararıyla bonolar zamanaşımına uğradığından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, borç ilişkisine dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.920,00 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borç karşılığı verilen senetleri takibe koymuş, takip uzun süre işlemsiz kaldığından kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararıyla TTK' nun 661 ve devamı maddelerine göre bonolarda zamanaşımı süresinin 3 yıl olup somut olayda da zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, davamız da ise davacı bu senede dayalı olarak borç ilişkisinden doğan alacağını talep etmektedir.
Sözkonusu senet tek başına temel ilişkiyi ispat açısından yeterli bir belge olarak kabul edilemez. Ne var ki davalının imzasını taşıyan bu belge HUMK’nun 292.maddesi hükmü gereğince yazılı delil başlangıcı sayılır. Karz akti 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup henüz bu süre dolmamıştır. O halde , davacı alacaklı iddiasını diğer yan deliller ve şahit beyanlarıyla ispat etmek durumundadır.
O halde mahkemece tarafların bu konuda gösterdikleri deliller toplanıp, tanıklar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/29402, K. 2013/7500, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama