KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/3156 E., 2012/8661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapmayı planladığı toplu konutlardan bir tanesinin satışını konu edinen 20.09.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede konutun teslim süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığını, ancak konutun teslim edilmesi gereken tarihten 10 ay sonra teslim edildiğini belirterek, geç teslim nedeniyle kira kaybına karşılık olmak üzere 3000 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı; konutun dava açılmazdan evvel dava dışı 3. kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 3000 TL’nin dava tarihinden, 511 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalı TOKİ’den satın aldığı taşınmazın geç teslim edildiğini belirterek, geç teslimi nedeni ile kira kaybı talebinde bulunmuş olup, davalı ise; davaya konu taşınmazın dava açılmazdan evvel dava dışı 3. kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiş, mahkemece bilirkişi raporuna atıf ile ve davacının konutu teslim 2012/3156-8661
aldıktan sonra devrettiğinden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı ... arasında tanzim edilen 07.03.2011 tarihli devir protokolüne göre; davacının sözleşmeden doğan her türlü hak ve yetkilerini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın, devir sözleşmesi tarihinden sonra 24.03.2011 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmış olmasına göre; davacının anılan sözleşme uyarınca eldeki davayı açma hakkı bulunmayıp, bu nedenle davanın husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/3156, K. 2012/8661, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama