KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/6266 E., 2012/13397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, müşterek murislerinden kalan taşınmazların tapu kayıtlarında maliklerden bir kısmının adının yanlış yazılması sebebiyle kayıtları düzelttirmek ve ihtiyaç halinde satmak üzere davalıya vekaletname verildiğini, davalının azil edilmemek amacıyla kendisinden teminat amaçlı meblağ hanesi yazılmayan açık senet aldığını, meblağ ve vade bölümünü doldurarak takibe geçtiğini iddia ederek takip konusu bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borç para verdiğini, karşılığında söz konusu senedi aldığını ve davacının borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında takip yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya güvenerek teminat olarak açık bono verdiği, teminat gayesinin sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulune, ... İcra Müdürlüğünün 2010/2137 esas sayılı dosyasına konu olan keşidecisi ..., lehtarı ... olan 05.07.2007 vadeli 20.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalıya teminat olarak verdiği senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ise davacının davaya konu seneti kendisinden aldığı borca karşılık verdiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlattığını savunmuştur. Davalının bu savunması gerekçeli inkar mahiyetindedir.
Bu durumda davacı anılan senetin teminat senedi olarak verildiğini yasal delillerle ispat etmek durumundadır.( HUMK 288. madde gereğince) HUMK 289. madde anlamında davalının açık muvafakati bulunmadığından tanık dinlenilemez ve dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemez.
Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/6266, K. 2012/13397, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama