KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8390 E., 2012/10604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aracın 04.09.2008 tarihinde ... Otopark işletmesine yıkanmak üzere bıraktığını, aracın hava yastıklarının kendiliğinden açıldığını oluşan zararının kasko tarafından ödenmediğini belirterek açılan davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı zamanaşımı defiinde bulunarak aracın ayıplı olmadığını bu konuda yeterli inceleme yapılmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verlmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı 10 yıllık zamanaşımı süresini hatırlatarak zamanaşımı defiinde bulunmuştur. Bu husus 4077 sayılı yasanın 4/4 maddesinde "ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihnden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zaralardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar.
Ancak satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yaralanamaz." şeklinde düzenlenmiştir. Davacının söz konusu malı satın almasından itibarin 10 yılı aşkın bir süre geçmiştir. Satıcının ayıp nedeniyle ağır kusuru kanıtlanamadığı gibi ayıbın hile ile gizlendiği de kanıtlanamamıştır.Bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/8390, K. 2012/10604, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama