KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/11257 E., 2013/27402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından dava dışı kardeşinin imzasını taklit ederek kendisi adına aldığı kredi kartını kullanarak yaptığı borçtan dolayı aleyhine icra takibi yapıldığını evine hacize gelindikten sonra yaptığı araştırmada öğrendiğini, kardeşi hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu, davalı bankanın kimlik tespitini sağlıklı olarak yapmayarak aleyhine icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2009/11785 Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilk celseden önce davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.'nun 67/2 maddesinde ".... takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, kötüniyet tazminatına mahkum edilir" hükmü getirilmiştir. Yani kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, haksız olmasının yanı sıra alacaklı davalının ayrıca 2013/11257-27402
kötüniyetli olması da gerekir. Her ne kadar mahkemece, takip konusu asıl alacak miktarı olan 4.723.61.TL üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş ise de; alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğine göre, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/11257, K. 2013/27402, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama