KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/15486 E., 2014/16534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının avukatı olarak tapu iptali ve tescil davasını takip ettiklerini, o davada hükmedilen karşı taraf vekalet ücretinin kendilerine ait olduğunu, tahsil aşamasında haksız olarak azledildiklerini ve alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine yersiz olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, ibra belgesi olduğunu, takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatınına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca aleyhine takip yapılan lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı
2013/15486-2014/16534
tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacıların kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davacıların kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir, ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/15486, K. 2014/16534, 27 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama