KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/20133 E., 2013/21738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı;davalı borçlu ile kredi kartı sözleşmesi imzaladıklarını,davalının ödemekle yükümlü olduğu kredi kartı borcunu hesap ekstrelerini kendisine düzenli olarak tebliğ edildiği halde son edeme vadelerinde ödemediğinden temerrüde düştüğünü, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10365 esas sayılı dosyası ile takibe giriştiklerini davalının borca ve faize itiraz ettiğinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun “Yetkili Mahkeme ve Merciler” başlıklı 44. maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.
Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiş.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 447/2 maddesinde ise “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 44/2. maddesi gereğince, kredi kartı veren kuruluş
olan banka tarafından açılan davada davanın açılış tarihi itibariyle asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/20133, K. 2013/21738, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama