KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/2360 E., 2013/10108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, araç alım satımı yapan davalıdan bir araç almak istediğini, bu nedenle alınacak araçla ilgili işlemleri takip için davalıya vekaletname verdiğini, ancak davalıdan araç almadığını, davalı ile aralarında alacak borç ilişkisi doğmadığını, buna rağmen davalının, hakkında 10.000,00 TL lık icra takibi başlattığını, ödeme emrinin kendisine değil, vekiline tebliğ edildiğini, vekili kendisini durumdan haberdar etmediği için icra takibinin kesinleştiğini, senet imzalamadığı halde vekaletle borçlandırıldığını ileri sürerek, icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 10.000,00 TL lık icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmıştır. Davacının, dava dışı Av. ...'e verdiği 17.06.2004 tarihli vekaletnamede davalıya açıkça 10.000,00 TL borçlu olduğu yazılıdır. Yazılı olan bu belge karşısında davacının, borcunu ödediğini yasal delillerle kanıtlama zorunluluğu vardır. Dosya kapsamından davacının, borcunu ödediğini ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde “vesair deliller” demek suretiyle yemin deliline dayanmış bulunduğundan davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/2360, K. 2013/10108, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama