KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/3107 E., 2013/18298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 13.09.2003 tarihinde tatilini geçirmek amacıyla geldiği... “.... 2000 “ adlı tekneden çevre koyları gezmek amacıyla bilet satın alıp ,80 kişilik tura katıldığını ,demir atılan 2.koyda halatın fazla gevşek tutulması nedeniyle pervaneye dolandığını,halatın teknede kalan bölümünün ayağına dolanması sonucunda sağ ayağının bilekten koptuğunu,halatın kendisini denize çekmemesi için korkuluklara tutunduğunu bu esnada sürtünmeden dolayı avucunun ve kolundaki deri parçalarının kopup yanıklar oluştuğunu ,olay nedeni ile davalıların kusurlu olduğunu iddia ederek 10.000 TL manevi ,50.000 TL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ,davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 4/A maddesinde tanımlanan ayıplı hizmet sunulduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz.
Bu durumda, mahkemece... müstakil bir Tüketici Mahkemesi bulunmadığından verilecek bir ara kararı ile davaya “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/3107, K. 2013/18298, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama