KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/32609 E., 2014/14228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ,davalının dava dışı bankadan çekip kendisine verdiği krediyi kendisinin ödediği halde,davalının hakkında icra takibi yaptığını bildirerek borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne,kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına,reddedilen kısım üzerinden davalı yararına % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlu tarafından açılan menfi tesbit davasında icra takibinde bulunan davalı alacaklı aleyhine % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli bulunması da şarttır. Diğer bir değişle davalı alacaklının icra takibinde haksız olması tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli bulunması gerekir.Davacı bu davada davalının kötüniyetli olduğunu iddia ve ispat edememiştir.Yine,aynı gerekçe ile davacı borçlu hakkında kötüniyet tazminatına da hükmedilmemesi gerekir.Somut olayın özelliği gözetildiğinde davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden ve kredinin geri 2013/32609-2014/14228
ödenme sürecinde her iki tarafça ödeme yapılması,bu ödemelerin borç kapsamından ne suretle düşüleceği bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığından her iki taraf aleyhine kötüniyet tazminatının verilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK’un 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/32609, K. 2014/14228, 2 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama