KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/7790 E., 2013/21959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Asıl davada; davalı ile 08.01.2008 tarihinde, 31.12.2008 tarihine kadar sürecek ... programı için bakım ve destek hizmeti alım sözleşmesi imzaladığını, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının 01.06.2008 tarihinde programın kullanılmayacağından bahisle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshin geçersiz olduğunu söylediğini, davalının sonradan programda aksaklık olduğundan aralarındaki sözleşmenin 8.maddesi gereğince %0,25 oranında cezai şartta uyguladığını ileri sürerek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile cezanın iptaline; Birleşen davada, 2008 yılı 6.-12. ayları hizmet bedeli olan 43.437.22.TL' nın tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 43.437.22.TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, asıl ve birleşen davada, davalı taraf harçtan muaf olmasına rağmen yasal düzenlemeye aykırı olarak davacı tarafından yatırılan peşin harcın mahsubu ile eksik harçın davacıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Nevarki bu yanlışlığın
giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HMK.'nun 370/2 (HUMK 438/7.) maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/7790, K. 2013/21959, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama