KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/8558 E., 2013/16834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, akrabaları ...ın trafik kazası geçirmesi sonucu davalı üniversite hastanesine kaldırıldığını, hastayı hastaneden çıkarırken davalının, hastanın taburcu olabilmesi için kendilerine boş bir senet imzalattığını, kaza ile bir ilgilerinin olmadığını ileri sürerek, 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile yeniden düzenlenen 2918 SY 98. maddesi ve geçici 1. maddesindeki düzenleme nedeniyle icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, senette yazılı miktarın % 40'ı üzerinden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6111 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinin 25.2.2011, takibin başlatıldığı tarihin ise 15.10.2011 olması nedeni ile davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu gerekçe göstererek davanın kabulüne, icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacağın % 20'si oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini
hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/8558, K. 2013/16834, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama