KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/1014 E., 2014/31445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ödeme emrinde 10.000, 00 TL asıl alacak 32.767,00 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra işletilecek %57 oranında faiz talep edildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, ipotek senedinde herhangi bir faiz şartı olmamasına rağmen davalının faiz istediğini belirterek, işlemiş faizden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip tarihinden sonra işleyecek yasal faizin %57 den %9'a düşürülmesine ve davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/1325 esas sayılı icra dosyasında işleyen 32.767,12-TL faizden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, aynı dosyada işleyen faizin % 57'den % 9'a düşürülmesine, davacı lehine davalı taraftan alınmak üzere % 20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- ÎİK 67/2 maddesinde takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan kanun hükmü uyarınca 2014/1014-31445
davalı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir, ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/1014, K. 2014/31445, 16 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama