KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/10840 E., 2015/1263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 165.000,00 TL bedelle taşınmazını sattığını, davalının ise satış bedelinin 68.500,00 TL sini ödemediğini, bu hususta aralarında protokol imzalandığını ve davalının borcunun bu belge ile de sabit olduğunu ileri sürerek, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptalini karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı takibe geçerken 68.500.00.TL asıl alacak 30.140.00.TL işlemiş faiz olmak üzere 98.640.00.TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.'un 370. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/10840, K. 2015/1263, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama