KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/12282 E., 2015/14600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının dava dışı bankadan aldığı konut kredisine kefil olduğunu, davalının borcunu ödememesi nedeniyle bir kısım kredi taksitlerini kendisinin ödediğini, makbuz asıllarının elinde bulunduğunu, alacağın tahsili için makbuzlara dayanarak başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine, asıl alacağın % 20 si olan 1.442-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kefil tarafından ödenen borcun asıl borçludan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, konut kredisine davacının kefil olmadığını ve bir ödeme yapmadığını savunmuştur.
Mahkemece, konut kredisine davacının kefil olmadığı ve davalının hesabına bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.Dosya kapsamında bulunan davalının asıl borçlusu olduğu konut kredisi sözleşmesinin davacı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasında kefalet ilişkisinin bulunduğu açıktır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafından sunulan deliller ve makbuz asılları değerlendirilmek suretiyle davacının kefil sıfatıyla bir ödemede bulunup bulunmadığının tespiti ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekir. Bu yönler gözetilmeden yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/12282, K. 2015/14600, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama