KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/24619 E., 2015/18827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya TÜBİTAK proje hazırlama danışmanlığı yaptıklarını, davalının da hizmetleri karşılığı kendilerine ödeme yaptığını ancak daha sonra ilamsız icra takibi yapmak suretiyle ödemiş olduğu hizmet bedelini talep ettiğini, takibin haksız olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/4 maddesi hükmüne göre; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış almasından doğan zararı karşılığında bir tazminata mahkum eder. Mahkemenin alacaklı lehine hükmedeceği bu tazminat, alacağın yüzde yirmisinden az olamaz. Somut olayda, davalı davacı aleyhine icra takibi başlatmış ancak, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmemiştir. O halde bu yönde bir tedbir kararı bulunmadığından ve alacaklının alacağını geç alması gibi bir sonuç hasıl olmadığından davalı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/24619, K. 2015/18827, 4 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama