KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/27984 E., 2015/2741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 23.1.2010 tarihli devremülk sözleşmesi ile alınan taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini, ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek sözleşme çerçevesinde ödediği 53.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ile 53.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, devremülk sözleşmesinin feshi ile sözleşme bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davacı .... Noterliğinin 3.12.2012 tarih, 36809 yevmiye nolu ihtarı ile davalıya ifa edilmeyen sözleşmeleri iptal ettiğini, ödenen 53.000,00 TL satış bedelinin ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde belirttiği hesaba iadesini istediğini bildirmiş, işbu ihtar 7.12.2012 tarihinde tebliğ olunmuştur. Bu halde davalının 14.12.2012 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilmeksizin, faize yazılı şekilde dava tarihinden hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/27984, K. 2015/2741, 5 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama