KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/36562 E., 2015/29888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar.... ve...'in kızları, diğerlerinin kardeşi olan ...'in bademcik rahatsızlığı nedeniyle 09.05.2002 tarihinde davalı hastaneye gittiğini, diğer davalı doktor..... tarafından ameliyata alındığını, ameliyat sonrasında ayılamadığını, 24.09.2002 tarihinde de vefat ettiğini belirterek toplam 75.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle de davacı ile davalı doktor arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğunun anlaşılmasına göre davacının davalı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa davacılar ile davalı hastane arasındaki ilişki hizmet sözleşmesi kapsamında olup, dava bu davalı yönünden BK'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Mahkemece, davalı hastane yönünden davanın esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Bozma nedenine göre davacıların, davalı hastaneye yönelik ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/36562, K. 2015/29888, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama