KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/38840 E., 2015/1021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden dosya masrafı adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek ıslahla birlikte 2.175,00 TL nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 2.175,00 TL nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 2.175,20 TL'nin geriye dönük yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş,Mahkemece hükmedilen alacak miktarına ıslah göz önünde bulundurulmaksızın ve kesinti tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir.Hal böyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağın 1.500,00 TL sine dava, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/38840, K. 2015/1021, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama