KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/39192 E., 2015/33073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 03.06.2010 tarihinde anlaşmalı boşanma protokolü imzalayıp, 06.11.2010 tarihli ilam ile boşandıklarını, protokolün 13. maddesinde yargılama harç ve masraflarının kendisi tarafından ödeneceğinin ve tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin olmadığının kararlaştırıldığını, 04.06.2010 tarihinde davalının avukatının hesabına davalı adına 10.000 TL yatırdığını ancak davalının borç olarak yatırmış olduğu bu miktarı kendisine geri ödemediğini, bunun üzerine alacağının tahsili için yapmış olduğu takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile asıl alacağın % 20'si oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının havale dekontuna dayanarak davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğunun kabulü doğru değildir. Mahkemece davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. Maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/39192, K. 2015/33073, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama