KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/41402 E., 2015/31852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/10/2013
- Numarası
- 2011/916-2013/613
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat Kemal Koyuncu geldi. Davalı taraftan gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,F.. Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı tarafından 20.09.2011 tarihli yazısı ile kuruma fatura edilen hasta A.. B..a ait bir adet reçete ile ilgili,reçete arakasına atılan imzanın hasta veya yakınına ait olmadğı gerekçesiyle ,2009 yılı eczane protokolünün 6.3.3 maddesi uyarınca ,47947,26 TL cezai şart uygulandığını,protokol gereği ilacı alan kişiye kimlik sorma yetki ve yükümlülüklerinin olmadığını belirterek hakkında uygulanan işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir. .
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre, davada vekille temsil edilen davalı yararına, harca esas değer üzerinden, karar tarihinde yürürlükte olan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince5524,17.TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 440 TLmaktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, davalı yararına bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/41402, K. 2015/31852, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama