KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/42346 E., 2015/34189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı idare, açtığı ihale sonucunda, davalı işverenle hizmet sözleşmesi yapıldığını, davalı şirketin çalıştırmış olduğu işçilerden ...’in kıdem tazminatı ve benzeri işçilik alacakları nedeniyle iş mahkemesinde açmış olduğu davanın Bakanlık aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, dava dışı işçiye yapılan 26.013,69 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup dava, asıl işveren davacı İdarenin, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların serbest iradesi ile imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğindeki genel şartname hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olup, Sözleşmenin 22.1. Maddesi ve Teknik Şartnamenin “yüklenicinin sorumlulukları” başlıklı dördüncü bölümünde yazılı hukümler uyarınca davalı, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kendi dönemine isabet eden tüm işçilik haklarından sorumludur.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ve eki niteliğindeki teknik şartnamenin yukarıda bahsedilen ilgili hükümleri uyarınca davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sorumlu olduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. İşçiye ödenen bedelin tamamından davalının sorumluluğu kabul edilerek tahsili cihetine gidilemez.
Buna göre, davacının ödediği kıdem tazminatı, izin ücreti ve diğer bedellerden davalı yüklenicinin dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ihbar tazminatından ise son işveren sıfatıyla sorumlu olduğu gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/42346, K. 2015/34189, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama