KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/10076 E., 2015/10567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle kendisinden çeşitli adlar altında kesinti yapıldığını ve bu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek, 2.150,00 TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 2.150,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 68/1. maddesine göre; değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Buna göre, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde il tüketici hakem heyetleri 2000 TL’nin altındaki ve 3000 TL’nin üstündeki uyuşmazlıklara bakmayacaktır. Buralarda ikamet eden tüketicilerin, 2000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda ilçe THH’lere, 3000 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemelerine gitmesi gerekecektir.
Somut olayda mahkemece, 2.150,00 TL'nin iadesine karar verilmiştir. Dava tarihi itibariyle 2.150,00 kredi masrafına bakma görevinin il tüketici hakem heyetine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, dava değerinin 6502 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuruda bulunmasını zorunlu kılan miktarda olduğu ve bu miktar için mahkemeye dava açılmasının yasa gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/10076, K. 2015/10567, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama