KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/11539 E., 2016/22461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sıfır olarak alınmış servis aracına sürekli anlaşmalı davalı şirketten akaryakıt temin edildiğini, aracın arızanması üzerine götürülen serviste arızanın akatyakıttan kaynaklandığı belirtildiğinden, davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek, arızanın devam ettiği süre içerisinde ihtiyaçların karşılanması için kiralanan araç bedeli olan 750,00TL ile aracın tamir bedeli olan 2.401.30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, hizmet kusuruna dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasındaki ilişkinin tüketici hukukuna ilişkin olduğu belirtilmekle davaya re'sen Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış ise de, davacı tarafın kişiliği gözönünde bulundurulduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemez.
O halde, uyuşmazlığa 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın uygulama olanağı bulunmadığından, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Bu hususlar gözetilerek mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken buna riayet edilmeden davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/11539, K. 2016/22461, 30 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama