KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/12005 E., 2016/23349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın almış olduğu oturma grubu, yemek odası ve yatak odası takımının ayıplı olduğunu ileri sürerek, satış sözleşmesinin feshi ile ödemiş olduğu 5.280,00TL’nin fatura tarihinden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 5.280,00TL’nin 31.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle şirketin ünvanının mahallinde her zaman düzeltilebileceğinin anlaşılmış bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın almış olduğu eşyaların ayıplı olması nedeniyle ödemiş olduğu bedelin tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı T.B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur(TBK. 117.madde, eski BK 101/son). Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken irsaliyenin düzenlendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/12005, K. 2016/23349, 14 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama