KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/14212 E., 2017/9599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 11.05.2011 tarihinde davalılardan ... ... Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti'den satın almış olduğu aracın kısa bir süre sonra ABS ve fren ikaz lambasının yanması sebepli arıza nedeniyle iki defa ve çeşitli arızalar nedeniyle bir çok defa servise götürüldüğünü, her defasında yetkili servis tarafından arızanın giderildiği söylenerek teslim edilmesine rağmen sorunların çözülemediğini, ihtarname çekerek satış bedelinin iadesinin istendiğini ancak davalıların cevap vermediğini, araçta üretim hatası bulunduğunu ileri sürerek, ayıplı aracın satış bedeli olan 64.060,51-TL'nin iade tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, araçta herhangi bir imalat hatasının bulunmadığını, tüketici yasasının tanımladığı anlamda bir ayıp bulunmadığını, bedel iadesine ilişkin mevzuatın aradığı koşullarında oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükmü esas alınarak aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile araç bedelinden 1.500,00 TL değer kaybının düşürülmesi suretiyle 62.560,51-TL'nin aracın iade tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyizi yönünden. 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davacı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL'yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/14212, K. 2017/9599, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama