KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/1821 E., 2016/8657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı babasının çiftçilik işleri nedeniyle kredi çekeceğini bildirerek kendisinden üzerinde sadece isim ve imzası olan boş senet aldığını, çiftçilik işi bittiği halde senedi iade etmediği gibi kendi mallarının satılmasını talep ettiğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, savcılığa ibraz edilen senedin henüz doldurmadığının anlaşılması üzerine takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının çiftçilik işi nedeniyle kredi çekmek bahanesi ile davalı babasının kendisinden isim ve imzası bulunan boş senet aldığını, bilahare işi bittiği halde iade etmediği gibi mallarının satışını istediğini bildirerek senet nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır.
Davalı, davacı oğlunu çocuğu olmayan kızkardeşine evlatlık olarak verdiğini 1982 yılında eniştesinin öldüğünü, kardeşi ve davacıya yardımda bulunduğunu, eniştenin borçlarını ödediği ve bağkurdan emekliliğini sağladığı, 2009 yılında, yaptığı bu ödemeler karşılığı senetleri aldığını ancak doldurmadığını savunarak davanın reddini dilemiş bu savunmasını ispat için tanık dinletmek istemiştir.
Mahkemece, baba-oğul olmalarına rağmen aralarında senet düzenlemiş olmaları nedeniyle tanık dinlenemeyeceği, davacının muvafakatı bulunmadığı, davalının yemin teklifinde de bulunmadığından, senetlerin karşılığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu senetler tarafların da kabul ettiği gibi üzerinde davacının isim ve imzası dışında kalan kısımları boş olarak davalıya verilmiş ve diğer unsurları doldurulmamıştır.Bu vasfı ile kambiyo senedi niteliğinde olmayan senedin yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.
HMK'nu 202.maddesi hükmünde”(1)Senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.(2) Delil Başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme yapılarak bu tür belgeler yazılı delil başlangıcı yapılarak tanık deliline başvurma imkanı getirilmiştir.
Tarafların delilleri az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm ttesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/1821, K. 2016/8657, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama