KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/19840 E., 2016/14360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... ile davalı .... vekili avukat ....'nin gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 09.08.2012 tarihinde davalı .... Plakalı ... Marka aracı satın aldığını, aracın 13.11.2012 tarihinde ... istikametinde hareket halinde iken motor pistonlarının erimesi sonucu aracın arızalandığını, o tarihten itibaren de aracı kullanmanın mümkün olmadığını, davalılara bildirimde bulunmasına rağmen araç bedelinin karşılanmadığını ileri sürerek trafik tescil masrafları, kasko ve sigorta, trafik sigortası bedelleri, ihtarname masrafı ile 56.979-TL araç bedelinin alım tarihi olan 09.08.2012 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aracın davalılara iadesi ile 55.279,99-TL’nin aracın iade tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tüketici tarafından davalı satıcı ve üretici aleyhine açılan ayıplı malın bedelinin iadesine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre dava konusu aracın motor arızası nedeniyle davacı tarafından arızanın ortaya çıktığı tarihten itibaren kullanılmasının mümkün olmadığı sabittir.
Hal böyle olunca araç bedelinin iadesinde arıza tarihinden (13.11.2012) itibaren faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iade tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/19840, K. 2016/14360, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama