KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/20961 E., 2017/6474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 16.05.2010 tarihinde 216552, 216553, 216554 ve 216555 nolu sözleşmelerle toplam 4 adet devre mülke ilişkin gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, ancak devre mülke ilişkin tapu devrinin yapılmadığını, bu sebeple ödediği 26.300 TL bedelin iadesi için takip yaptığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile 26.300 TL'nin faizi ile iadesini ve alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 sayılı kanunun 3. maddesine göre tatil amaçlı satışların yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Ancak her alıcının tüketici olarak kabulü mümkün değildir. Yasanın lafzından da anlaşıldığı üzere, tüketici olarak kabul edilmenin ilk koşulu, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket edilmiş olmasıdır. Böyle olunca, bir malı olduğu gibi ya da işleyerek bir başkasına satanlar, çıkar karşılığı devretmek üzere satın alanlar, yine bir mal veya hizmeti mesleki veya ticari amaçlarla satın alanlar tüketici sayılamayacaklardır. Burada mal herhangi bir şekilde ticari hayata geri dönmemektedir.
Öyle ise; bir mal veya hizmeti, kişisel ihtiyaçları dışında, belirli bir meslek icrası, belirli bir üretimde kullanma, yeniden satış, ticari olarak kullanma vs. gibi mesleki veya ticari amaçlarla satın alanların tüketici kabul edilmeyecekleri kuşkusuzdur. Somut uyuşmazlıkta, davacının dava konusu 4 adet devre mülkü satın aldığı gözetildiğinde, bu işlemin tüketici işlemi olmadığı gibi, davacının da tüketici sıfatını taşımadığı anlaşıldığından taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Dava olunan miktara göre davaya bakmaya genel mahkeme görevli olduğundan, genel mahkeme sıfatıyla davanın sonuçlandırılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/20961, K. 2017/6474, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama