KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/22829 E., 2017/11495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile tapu verme garantisiyle içeriği devre tatil olan gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladığını, toplamda 36.000,00 TL ödeme yaptığını, 1517-1518 ve 1519 nolu hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi ile taşınmazların 30/09/2012 tarihine kadar teslim edileceğinin vaad edildiğini, ancak taşınmazların bugüne kadar teslim edilmediğini, davalının başka kişileri de aynı şekilde mağdur ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen bedel olan 36.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kabulü ile 36.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi hesaplanarak davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının sözleşmeyi feshi hakkı olmasının gerekçede belirtildiği nazara alınarak ileri sürülen temyiz sebeplerine göre davalının yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, devremülk satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, dava tarihinden önce davalıyı bedel iadesine ilişkin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Mahkemece faiz başlangıcı yönünden dava tarihi esas alınması gerekirken, ödeme tarihlerinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22829, K. 2017/11495, 23 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama