KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/25668 E., 2017/8721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firma ile 05.12.2010 tarihinde 10.900,00 TL bedelli devremülk satış sözleşmesi imzaladığını, bedeli ödemesine rağmen konaklama imkanının sağlanmadığını, devremülkün tesliminin yapılmadığını belirterek 05.12.2010 tarihli sözleşmenin iptaline, davalı şirkete ödenmiş olan 10.900,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın KABULÜNE, taraflar arasında imzalanan 05/12/2010 tarihli ve 8789 sayılı sözleşmenin iptaline, 10.900,00 TL nin 13/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, devremülk satış sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, 06.11.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshi ile ödediği 10.900,00 TL bedelin 30 gün içerisinde iadesini istemiş ve söz konusu ihtarname davalıya 13.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalı tebliğden itibaren işleyecek 30 gün sonunda mütemerrit olur. Mahkemece faiz başlangıcı yönünden ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 günün sonu olan 13.12.2014 tarihi esas alınması gerekirken, ihtarnamenin tebliği tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/25668, K. 2017/8721, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama