KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/27539 E., 2015/36167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında hibe sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre proje sahibinin hibeye esas proje tutarının %10'u tutarında süresiz banka teminat mektubunu İl Müdürlüğü'ne vermesi gerektiğini veya hibeye esas proje tutarının %5'ini İl Müdürlüğü adına açılacak banka hesabına yatırması gerektiğini, kendilerinin teminat mektubu verdiğini ancak tüm çabalara rağmen söz konusu projeyi hayata geçiremediğini, davalının ise bu durumdan herhangi bir zararının olmadığını buna rağmen davalı kurumun söz konusu teminat mektubunun tamamını paraya çevirdiğini ve kurum lehine irat kaydettiğini,
nakdi teminatın iki katı olan teminat mektubunun tamamının paraya çevrilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, öncelikle davalı kurumun herhangi bir zararı ve alacağının doğmamış olması nedeniyle paraya çevrilen teminat mektubunun tamamının, olmadığı takdirde nakdi teminat miktarı olan %5 den fazlasının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın reddine karar verilerek, doğru olarak, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamı incelendiğinde, davalı tarafından 540,00TL bilirkişi ücreti ile 18,00TL talimat masrafının yatırıldığı anlaşılmaktadır. O halde, davalı tarafından bu masrafların davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, hükümde bu hususa değinilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. Maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/27539, K. 2015/36167, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama