KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/28456 E., 2017/8889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, şirket çalışanlarının SGK primlerinin düzenli bir şekilde ödendiğini, davalının işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın SGK primlerinden düşüldüğü ve bu bedelin kendilerine ait olduğu gerekçesiyle adı geçen bedeli şirketin hak edişlerinden kestiğini davalı kurumun şirketin hakkedişlerinden kestiği tutarın iadesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, asıl davanın ıslah olunan şekli ile kabulü ile 846.716,25 TL'nin 8.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 30.11.2010 tarihinden geri kalan 838,716,25 TL'lik kısmının ise ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 26.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş.Birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile 15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi düzenlendiği ihtilafsız olup davacı, hak edişten haksız kesilen tutarın iadesini eldeki dava ile talep etmiştir. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 18.08.2014 tarihinde açılmıştır.
Görev, 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28456, K. 2017/8889, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama