KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/28782 E., 2015/29173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/10/2013
- Numarası
- 2013/355-2013/457
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı borçluya ait ödenmeyen muhtelif tarihli faturalara dayanarak Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğü'nün 2012/7737 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafından borca ve fer'ilerine yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davada hasım olarak gösterilen Okul Aile Birliği'nin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Okul Aile Birlikleri, 14.06.1973 tarihli 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 5257 Sayılı Kanun ile değişik 16. maddesine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmeliği'ne göre kurulmuştur. Bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliklerinin yasal temsilcisi Milli Eğitim Bakanlığı'dır. Davacı, temsilcide yanılmıştır.
Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın husumetten reddi gibi ağır bir sonuç doğuramaz.
Bu gibi durumlarda gerek teori ve gerekse Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, bir ara kararı ile durum belirtilip, davacı tarafa somut olaya göre davalının temsilcisi olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nı temsilci olarak göstermek üzere dava dilekçesini düzeltmesi ve tebliğ ettirmesi için mehil verilmesi ve usuli hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28782, K. 2015/29173, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama