KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/28849 E., 2015/26278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde kredi kullandığını, davalı bankanın kendisinden kesinti yaptığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kendisinden haksız olarak kesilen 2.100 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkemece yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.
HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir.
Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda hükmün gerekçe kısmında; “taleple bağlı kalınarak 1.435 TL'nin” karar verilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında “2.100 Tl nin davalıdan tahsiline” hükmedilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında tereddüt ve çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda çelişkiler giderilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28849, K. 2015/26278, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama