KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/30310 E., 2018/3576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait iş yerinde 10.10.1991 tarihinden 10.09.2012 tarihine kadar çalıştığını ve bu tarihte haksız yere işten çıkarıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kıdem, 500,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL yıllık izin ücreti, 300,00 TL UGBT, 5.000,00 TL fazla mesai ücretinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.'nundaki düzenlemeler ve davacının 10/09/2012 hizmet akdinin fesih tarihi nazara alındığında, davacının sadece 721,05 TL fazla mesai ücreti, 78,35 TL ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışma ücreti ile 438,90 TL ihbar tazminatı olarak toplam 1.238,30 TL'lik alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacının iş aktinin fesih tarihi 10.09.2012 olup, yanlar arasında belirsiz süreli hizmet sözleşmesi bulunup böyle bir sözleşmenin işveren tarafından feshi halinde 24.6.1959 günlü E/32-K/26 sayılı içtihadı birleştirme kararında benimsendiği gibi davacının B.K. nun 313(TBK 430-440) ve devamı maddelerine dayanarak talepte bulunabileceği, davacının iş aktinin feshinden dolayı Borçlar Kanununun bu hükümlerine dayanarak tazminat istemeye hakkı olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, davalının zamanaşımı itirazı da değerlendirilerek, davacının talebinin Türk Borçlar Kanunun yürürlük tarihi ile sınırlandırılmaksızın, gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/30310, K. 2018/3576, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama