KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36547 E., 2017/5434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, ...'in Beldibi belediyesi başkanı olduğunu, belediyenin kapatılması yönündeki kararın iptali davası için davalı avukat ... ile 11.09.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8. maddesine göre davalı avukata 200.000,00 TL ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 2 adet 100.000,00 TL lik senet verildiğini, yine aynı maddeye göre ... yürütmeyi durdurma kararının alınması halinde 100.000,00TL, davanın talep gibi sonuçlanması halinde de 100.000,00 TL ödeneceğinin belirlendiğini, ancak henüz yürütmeyi durdurma kararı alınmadan senetlerin diğer davalıya ciro edilerek ...
11. Müdürlüğü'nün 2009/7810 E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, avukatların bono alması yasak olduğundan bonolar geçersiz olduğunu, aksi halde de bonolar şarta bağlandığından ve bono şarta bağlı olamayacağından da geçersiz olduğunu, sözleşemeye göre ne yürütmeyi durdurma kararının alındığını, ne de talebe uygun bir kararın verilmediğini ileri sürerek; takibin iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, diğer davalı ... para alacağına karşılık bonoları ...'dan aldığını, davacılar ile ... arasındaki ilişkiden haberinin olmadığını, iyi niyetli kişi konumunda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, davacıların icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm; davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacılar ile davalı avukat arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında verilen iki adet bononun diğer davalıya ciro edilmesi üzerine başlatılan icra takibi üzerine menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar tarafından verilen bonoların sözleşmeye bağlı olarak düzenlendiği, her iki bononun da şarta bağlandığı, bu nedenle davalı ...'a verilen bonoların kambiyo senedi vasfının bulunmadığı, bonoların alacak senedi olarak değerlendirilebileceği, yapılan cironun alacağın devri niteliğinde olduğu,
davalının edimin yerine getirmeden bonoları diğer davalıya ciro etmesinde ve bu davalı tarafından icra takibine konu edilmesinde hukuki uyarlılığın bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davaya konu bonoların incelenmesinde, bonolar 3. kişi konumundan bulunan davalı ... yönünden kambiyo senedi vasfında olup adı geçen davalı bono metninden anlaşılmayan hususları bilebilecek konumda değildir.
O halde davacılar tarafından davalı ...'ın kötü niyetli olarak bonoları iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, davacıların bu yöndeki delilleri sorularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36547, K. 2017/5434, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama