KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36960 E., 2016/8824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Davacı, davalı bankadan muhtelif tarihlerde kullandığı dört ayrı tüketici kredilerden davalı banka tarafından komisyon ve dosya masrafı adı altında haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek tüm krediler için kesilen 3.900,00 TL miktar üzerinden icra takibine başvurduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankadan kullanılan krediler kapsamında tahsil edilen haksız kesintilerin iadesine ilişkindir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Davacının davalı bankadan kullandığı krediler neticesinde 30/10/2009 tarihinde 1.100,00 TL, 02/08/2010 tarihinde 1.250,00 TL, 26/03/2013 tarihinde 750,00 TL, 26/07/2013 tarihinde 800,00 TL komisyon kesintisi yapılmıştır. Davacı, kesinti miktarları belli olan bu masrafların toplamı üzerinden icra takibi başlatmıştır.
Her ne kadar Mahkemece, 6502 sayılı TKHK’nun 68. maddesine dayanılarak ilçeler için 2.200,00 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğu, farklı tarihlerde çekilen kredilere ilişkin olarak toplam komisyon bedeli üzerinden doğrudan icra takibi yapılmasının TKHK'na aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının davalı bankadan çektiği kredi masrafları toplamı tüketici sorunları hakem heyetine başvuru sınırının üzerinde olduğundan doğrudan icra takibi yapılmasına hukuken engel bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece işin esasına girilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36960, K. 2016/8824, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama