KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/38710 E., 2018/6534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Temlik eden davacı
- ... Bilişim Teknoloji A.Ş.,
- Temlik alan
- ... vekili avukat ...
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, müvekkili kurumun davalı yüklenici ile 30.12.2010 tarihli satın alma sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında, risturn bedelinin ödendiğini dolayısıyla sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile 593,68 TL alacağın ve teminat mektubu bedeli 150.000,00 TL'nin tazmin tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 593,68 TL alacak yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,150.000,00 TL (irad kaydedilmesinden kaynaklanan) alacak istemi yönünden talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Devlet Malzeme Ofisi (DMO) 233 S. Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK'ye tabi bir kamu iktisadi kuruluşu olup, kuruluş sermayesinin tamamı Devlete ait olan, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsü olup, ana statüsünün teşekkülün yapısının düzenlendiği 5. maddesinde; "(1) Bu Ana Statü ile teşkil olunan ... tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür. (2) Teşekkül, KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir. (3) Teşekkül, Sayıştay'ın denetimine tabi değildir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık taraflar arasında imzalanmış olan 30.12.2010 tarihli satınalma sözleşmesinden doğmakta olup, davalı da ana statüsünde özel hukuk tüzel kişisidir.(Bkz. aynı yönde HGK'nun 21.12.1983 tarihli ve 1981/6-387 E. 1983/1350 K. ) Kaldı ki, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın tüzel kişiler başlıklı 16. maddesinde;
“(1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” hükmüne yer verilmiştir.
O halde, mahkemece, davalı, özel hukuk hükümlerine tabi bir İktisadi Devlet Teşekkülü olup, 6102 Sayılı TTK'nın 16/1. maddesi gereği tacir sayıldığından, işbu davaya bakmakla görevli mahkemelerin Ticaret Mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurularak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/38710, K. 2018/6534, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama