KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/40691 E., 2018/4163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile 08/03/2013 tarihli ücret sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden işçilik alacakları ve hizmet tespiti için dava açtığını, aynı sözleşmede avukatın azli durumunda işçilik alacakları için 6.000,00 TL hizmet tespiti davası için 3.000,00 TL akdi vekalet ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ... 25. Noterliğinin 28/06/2013 tarihli azilnamesiyle haksız olarak azledildiğini, azle rağmen kararlaştırılan ücretinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe davalı yanca haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamı ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 3.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmiş; huküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, haksız azledildiğini ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan ücretin tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise davacı avukatın kendisini temsil ettiği davada bir kısım işçilerin anlaşmış olmasından dolayı kendisinin de karşı tarafla anlaşmaya zorlandığını, bundan dolayı güveninin sarsıldığını savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan zorlama iddiasına ilişkin tanık dinlenemeyeceği kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan tanık dinlenemeyeceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalının zorlama iddiası maddi vakıaya dayanmaktadır. Maddi vakıaya ilişkin hususlarda ise tanık dinlenilmesi mümkündür.
Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, zorlama iddiasına ilişkin olarak tarafların göstereceği tanıklar dinlenerek azlin haklı olup olmadığı tespiti yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/40691, K. 2018/4163, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama