KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41330 E., 2018/3080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatif ile aralarında kerevit satış sözleşmesi imzalandığını, 15.05.2011 tarihli sözleşmenin süre ile ilgili maddesinde sözleşme süresinin 2 yıl olarak belirlendiğini, ayrıca süre bitiminden 2 ay önce fesih bildirimi yapılmadığı takdirde sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağına karar verildiğini, 2 yıllık sürenin 15.05.2013 tarihinde sona erdiğini fesih bildirimi yapılmadığından 1 yıl daha uzadığını, bu sürenin de 15.05.2014 tarihinde sona erdiğini, 2 ay önceden bildirim yapılmadığından 1 yıl daha uzaması gerektiğini, bu hususun davalıya yollanan ihtarla bildirildiğini, ancak davalının bunu kabul etmediğini,
aralarında bu şekilde bir muaraza meydana geldiğini iddia ederek sözleşmenin 15.05.2014 tarihinden itibaren 1 yıl daha uzamış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile, davalı ile aralarında imzalanmış olan satış sözleşmesinin 2. maddesi gereği süre bitimine 2 ay kala fesih ihtarı yapılmadığından sözleşmenin 1 yıl daha uzamış olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 115. maddesine göre mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır ve mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Aynı kanunun 114. maddesinin h bendine göre davacının dava açmakta hukuki yararının olması dava şartları arasında yer almaktadır.
Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin bulunması gerekir. Davacı, dava dilekçesi ile davalı ile aralarında imzalanmış olan sözleşmenin süresinin uzadığının tespitini istemiştir.
Davacı, eda davası açmış olsa idi eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile bu dava sonucunda verilecek tespit hükmünün aynı olacağı, kesin hüküm etkisi bakımından da hiçbir fark bulunmayacağı açık olup, dava dilekçesindeki istem sonucunun açılacak eda davası ile elde edilmesi mümkün olduğundan, davacının bu tespit davasını açmada hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41330, K. 2018/3080, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama