İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41488 K.2018/4944

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2015/41488Karar2018/4944Tarih24 Nisan 2018Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2015/41488 E., 2018/4944 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davacı ...'nün davalı hastanede dava dışı Doktor ... tarafından gebelik süreci boyunca takip edildiğini, 29.08.2011 tarihinde davacı ...'nün karnındaki bebeğinden herhangi bir hareket hissetmemesi nedeniyle davalı hastaneye gidildiğini, burada davalı Doktor ... tarafından kontrol edildiğini ve herşeyin normal olduğu bilgisinin verildiğini, ancak eve gelindiği esnada başlayan kanama neticesi tekrar gidilen hastanede bu defa doğumun başladığının söylenerek kendisinin bir ebe nezaretinde doğumhaneye alındığını, bu ebenin de bir hizmetliye bu davacıyı teslim ederek yanından ayrıldığını,

hizmetlinin acil çağrısı üzerine davalı doktorun doğumhaneye geldiğini, ancak anne karnındaki bebeğin kaybedildiğini, daha sonra davalı doktorun aslında yabancı uyruklu olup denklik belgesine sahip olmaması nedeniyle doktor sıfatına da haiz olmadığının öğrenildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.00 TL maddi, 50.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000.00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar; davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Raporuna dayanılarak; davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerini kısmen kabulü ile davacı ... İçin 5.000,00-TL, davacı ... için 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.

1-Davacıların eldeki dava ile davalı hastane bünyesinde davalı şahıs tarafından gerçekleştirilen doğum işlemlerinde yeterli özenin gösterilmediğini ileri sürerek, tazminat talebinde bulunduğu, yargılama esnasında aldırılan 23.10.2013 tarihli Adli Tıp Raporuna göre; “gebelik bulgularına göre yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, sağlık personeli ve hekimlerin kusurlarının bulunmadığı”'nın belirtilmiş olduğu, bu nedenle, mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddedildiği,

her ne kadar, Adli Tıp Raporuna göre doğuma katılan sağlık personeli ve doktorun kusurunun bulunmadığını belirtmiş ise de gerek Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/81469 Soruşturma numaralı dosyasında yapılan soruşturmada, gerekse ...

9 Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/628 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ve tanık anlatımlarına dayalı Adli Tıp Kurul raporunda davalılardan Renginar'ın doğuma iştirak ettiği, ancak Türkiye'de doktorluk/ebelik yapma yetkisinin bulunmadığı, davalı ...'ın denklik işlemi yapılmadan bununla ilgili yasal prosedürü tamamlamadan fiilen davalı hastanede çalıştırıldığı, doğuma başka doktor girmiş gibi epikriz düzenlendiği, bu şekilde davacıların yanıltıldığı, yetkisiz doktor çalıştıran hastanenin davacılara karşı güven sarsıcı davranışta bulunduğu,

ayrıca doğuma yeterlilik belgesi bulunmayan doktorun katılarak doğumda bebeğin vefatının davacıların derin acı ve üzüntü yaşamasına sebep olduğu gerekçesiyle davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen karşılanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Bir davada, dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK.76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayanılmıştır. (818 s. BK.

386-390) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1 md.) O nedenle hekimin ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Mahkemece, alınan Adli Tıp Raporunda gebelik bulgularına göre yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, sağlık personeli ve hekimlerin kusurlarının bulunmadığının mütalaa edilmesi üzerine davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun incelenmesinde bebeğin anne karnında göbek kordonunun boyna dolanması sonucu ölmüş olduğunun kabulünün gerektiğinin belirtildiği, yine tanık beyanlarında sabah muayenesinde tespit edilen rahim ağzındaki 4 cm açıklığa rağmen nedeni bilinmeyen şekilde davacı anne adayının davalı şahıs tarafından evine gönderildiğinin, hastanın tekrar başvurusu üzerine alındığı doğumhanede bebeğin kalp atışının tespit edilemediğinin belirtildiği, yine raporda aynı hasta ismi ve numarası taşıyan iki farklı epikriz raporunun bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmektedir.

Yine rapordan anlaşılacağı üzere bu epikriz raporları ve diğer kayıtlar ile tanık anlatımları arasında derin farklılıklar mevcuttur.

Hükme esas alınan adli tıp raporu ile tüm bu hususların tespiti yapılmış ve ancak “...ebe Ayten Çevik'in ifadesinde Dr.... tarafından sabahleyin hastanın yapılan ilk muayenesinde rahim açıklığının 4 cm olduğunu öğrendiğini beyan etmekle beraber bunu kanıtlayan elde herhangi bir belge olmadığından sabah kişinin hastaneye ilk müracaatı sırasında yatış endikasyonu bulunup bulunmadığı hususunda kesin görüş bildirilemeyeceği” mütalaa edilmiştir.

Bu haliyle hükme esas alınan rapor kendi tespitleriyle çelişen ve soyut ifadeler ile sonuca varan bir rapor olup, yetersizdir, hükme dayanak yapılamaz.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece yapılması gereken iş, Üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilecek, konularında uzman bilirkişilerden oluşacak bir kurul aracılığı ile, dosyadaki tedavi evrakları ve kayıtlar, taraf savunmaları, tanık anlatımları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek,

dava konusu olayda meydana gelen “anne karnında göbek kordonunun boyna dolanması sonucu ölüm” durumunun doğumun hemen öncesi ve doğum sırasında gerçekleştirecek iş ve eylemlerle engellenip engellenemeyeceğini de izah eden ve oluşan sonucun sebeplerini gösteren açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir.

Eksik inceleme ve mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Bozma nedenlerine göre, davacının ve davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacıların ve davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 170,80 TL harcın istek halinde davalılara, 27,70 TL harcın davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41488, K. 2018/4944, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/41488
Karar No
2018/4944
Tarih
24 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41491 K.2018/4364
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41492 K.2018/4112
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41493 K.2018/5085
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41499 K.2018/4746
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41501 K.2018/4578
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/41506 K.2018/4242

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.