KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41648 E., 2018/5124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhit şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince 8 nolu parselde inşaa ettiği binadan 2.kat daireyi müteahhit davalı ...'dan satın alıp bedelini ödediğini, davalı şirket tarafından tapu devrinin de verildiğini ancak dava dışı arsa sahibinin inşaat sözleşmesini feshetmesi nedeni ile aleyhine açtığı dava sonucu adına verilen tapunun iptal edilerek kararın kesinleştiğini ileri ileri sürerek, müspet zararından şimdilik 120.000,00 TL. ile, 10.000,00 TL. kira kaybı bedelinin faizi ile ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 63.949,00 TL.'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme davalı yüklenici durumunda bulunduğundan ve tapu devri de gerçekleştiğinden alacağın temliki hükümlerine göre geçerlidir. Dava dışı arsa sahibi tarafından davacı aleyhine açılan dava sonucu dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapusunun iptal edildiği ve anılan kararın Yargıtay aşamasından geçerek 26.12.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Geçerli satışlarda, davacı, ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle satışa konu taşınmazın rayiç değerini isteyebilir. Mahkemece de esasen bu husus açıklandığı halde bilirkişi raporunda dava tarihindeki taşınmazın ikame değerine ilişkin olarak hesaplanan bedele karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, ifanın imkansız hale geldiği 26.12.2005 tarihi itibariyle taşınmazın belirlenecek raiç değerine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde dava tarihindeki ikame değerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41648, K. 2018/5124, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama