KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/41922 E., 2017/12383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kauçuk ve plastik hammadesi kullanılarak üretim işleri ile iştigal eden işyeri sahibi olduğunu, davalının da yanında sigortalı olarak formülasyon bölümünde çalıştığını, 12.11.2013 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, taraflar arasında imza edilen iş sözleşmesinin 13. ve 16. maddeleri ile sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl içinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir işyerinde çalışmaya başlanılması halinde 1 yıllık brüt ücreti karşılığı cezai şart öngörüldüğünü, ancak davalının 28.11.2013 tarihinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir başka firmada işe başladığını ileri sürerek, 26.757,48.-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının kendi işyerinden ayrıldıktan sonra,verdiği taahhüde aykırı davranarak rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini ileri sürerek cezai şart tazminatı ödetilmesi için eldeki davayı açmıştır. Borçlar Kanununun 348. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı, asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir. İş akdine bağlı olarak fer’i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu rekabet yasağının dayanağını, İş Kanunu kapsamında işçi sayılan davalının hizmet akdinden kaynaklanan sadakat borcu oluşturmaktadır. 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1.maddeleri hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2008 tarih, 2008/9-517 Esas ve 2008/566 Karar sayılı içtihadı gereğince, hizmet sözleşmelerinden doğan bu gibi uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya iş mahkemeleri görevlidir.
Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/41922, K. 2017/12383, 12 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama